TCK Madde 22/4'e göre 'Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.' Bu hüküm, TCK m. 61/1'de sayılan temel cezanın belirlenmesindeki genel ölçütlerle nasıl bir ilişki içindedir? YCGK 2014/12-202 E., 2015/271 K. kararında bu konuda nasıl bir yorum yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21482

TCK Madde 22/4, taksirli suçlarda temel cezanın belirlenmesinde 'failin kusurunun' özel bir ölçüt olarak dikkate alınacağını belirtir. Bu hüküm, TCK m. 61/1'de sayılan genel ölçütlerden (suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik) biri olan 'failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı' ilkesini taksirli suçlar için özel olarak vurgulamakta ve önceliklendirmektedir. YCGK 2014/12-202 E., 2015/271 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, taksirli suçlarda temel ceza belirlenirken TCK m. 61/1'deki genel ölçütler (taksirli suçlara uygun düştüğü ölçüde, örneğin 'güttüğü amaç ve saik' taksirli suçlarda genellikle uygulanamaz) ile birlikte TCK m. 22/4'teki 'failin kusuru' ölçütü bir arada değerlendirilmelidir. Yargıtay, kusurun ağırlığının temel cezanın belirlenmesinde önemli bir faktör olduğunu, ancak tek başına belirleyici olmadığını ifade etmektedir. Yani, tam kusurlu bir fail hakkında her zaman üst sınırdan veya üst sınıra yakın ceza verilmesi, tali kusurlu fail hakkında ise her zaman alt sınırdan ceza verilmesi gerektiği sonucu çıkarılmamalıdır. Somut olayın özellikleri, meydana gelen zararın veya tehlikenin ağırlığı, suçun işleniş biçimi gibi TCK m. 61/1'deki diğer unsurlar da dikkate alınarak, TCK m. 3/1'deki 'orantılılık ilkesi' çerçevesinde hakkaniyete uygun bir temel ceza belirlenmelidir. Failin kusurunun derecesi (asli kusur, tali kusur, kusursuzluk sınırında bir kusur vb.) bu değerlendirmede önemli bir ağırlığa sahip olacaktır.