Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2010/1192 E., 2012/11385 K. sayılı kararında, sanık ... hakkında verilen iletişimin tespiti kararı kapsamında diğer sanıklar hakkında CMK m. 138/2'ye göre elde edilen delillerin neden 'yasal delil' niteliğinde olduğu kabul edilmiştir? Rüşvet suçunun CMK m. 135/6 açısından önemi nedir?
Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanık ... hakkında rüşvet suçundan (ki bu suç CMK m. 135/6, yeni CMK m. 135/8'de sayılan katalog suçlardandır) verilen iletişimin tespiti kararı kapsamında, diğer sanıkların (haklarında ayrıca bir dinleme kararı olmayan) ... ile yaptıkları konuşmaların kayıt altına alınmasıyla elde edilen delillerin CMK m. 138/2 uyarınca yasal delil niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Bunun gerekçeleri şöyledir: 1. **CMK m. 138/2 (Tesadüfen Elde Edilen Deliller):** Bu madde, arama veya elkoyma koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilmesi hâlinde, bu delilin muhafaza altına alınacağını ve durumun Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirileceğini düzenler. İletişimin denetlenmesi sırasında tesadüfen elde edilen kanıtlar da bu madde kapsamında değerlendirilir. 2. **Katalog Suç Şartı:** Tesadüfen elde edilen delillerin kullanılabilmesi için, bu delillerin de CMK m. 135/8'de (suç tarihinde m. 135/6) sayılan katalog suçlardan birine ilişkin olması gerekir. Rüşvet suçu bu katalogda yer almaktadır. 3. **Yargıtay Ceza Genel Kurulu İçtihadı:** Kararda, YCGK'nın 12/06/2007 gün ve 2006/5.MD-154/145 sayılı kararına atıf yapılarak, rüşvet suçunun CMK m. 135/6'da yer alması nedeniyle, bu suç ve nitelik değiştirmesi olanağı bulunan suçlar yönünden iletişimin tespiti suretiyle elde edilen delillerin, CMK m. 138/2 uyarınca hakkında iletişimin tespiti kararı bulunmayan kişiler için de yasal delil olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla, hakkında dinleme kararı bulunan sanık ... ile diğer sanıkların rüşvet suçuyla ilgili yaptığı ve tesadüfen kayda alınan görüşmeler, hem dinlemeye konu ana suçun (rüşvet) katalog suç olması hem de tesadüfen öğrenilen eylemlerin de rüşvet suçuyla bağlantılı olması nedeniyle yasal delil olarak kabul edilmiştir. Mahkemenin, diğer sanıklar hakkında usulüne uygun iletişim tespiti kararı bulunmadığı gerekçesiyle bu delilleri hükme esas alamayacağı yönündeki kabulü isabetsiz bulunmuştur.