Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/12208 E., 2015/6214 K. sayılı kararında, sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna iştirak ettiklerine dair iletişimlerinin tespitine ilişkin dinlemelerin neden 'yasak delil' kapsamında sayıldığı ve hükme esas alınamayacağı açıklanmıştır? CMK m. 135 bu değerlendirmede nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21469

Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna iştirak ettiklerine dair iletişimlerinin tespiti yoluyla elde edilen dinlemelerin 'yasak delil' sayılmasının ve hükme esas alınamamasının temel nedeni, isnat edilen suçun CMK m. 135'te sayılan katalog suçlardan olmamasıdır. Karara göre: 1. **İletişimin Tespiti Kararının Kapsamı:** Sanık M.İ. ile M.A.İ. hakkında TCK m. 188 (uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti) suçundan CMK m. 135'e göre iletişimin tespiti kararı verilmiştir. Uyuşturucu ticareti suçu, CMK m. 135/8 (suç tarihinde m. 135/6) kapsamında dinleme kararı verilebilecek katalog suçlardandır. 2. **Katalog Dışı Suç İçin Kullanılamama:** Sanıklara isnat edilen ve mahkumiyetlerine dayanak yapılan 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçu ise CMK m. 135'te sayılan katalog suçlardan değildir. 3. **Tesadüfen Elde Edilen Delilin Durumu:** Diğer sanıklar M.İ. ve B.İ. hakkında ise zaten bir dinleme kararı bulunmamakta olup, bu sanıkların konuşmaları M.İ.'nin dinlenmesi sırasında tesadüfen kayda alınmıştır. CMK m. 138/2, tesadüfen elde edilen delillerin, ancak CMK m. 135'te sayılan katalog suçlarla ilgili olması durumunda kullanılabileceğini düzenler. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu katalogda yer almadığından, bu tesadüfi deliller de kullanılamaz. CMK m. 135, iletişimin denetlenmesi tedbirinin ancak belirli ağırlıktaki suçlar için uygulanabileceğini sınırlı sayım yoluyla (katalog suçlar) belirlemiştir. Bu katalogda yer almayan bir suçun soruşturulması veya kovuşturulmasında, bu yolla elde edilen (veya tesadüfen elde edilip katalog dışı kalan) deliller hukuka aykırı sayılır ve CMK m. 206/2-a, m. 217/2 gereğince hükme esas alınamaz. Kararda, bu dinlemeler dışında sanıkların suçu işlediklerine dair maddi bir delil de bulunmadığı vurgulanarak beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi bozma nedeni yapılmıştır.