TCK m. 288'de düzenlenen 'Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs' suçunun oluşabilmesi için aranan 'aleniyet' unsurundan ne anlaşılmalıdır? Bir avukatın, tanık olan müvekkiline başkalarının duymayacağı bir ortamda beyanını değiştirmesi için baskı yapması bu suçu oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214547

Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunun (TCK m. 288) oluşabilmesi için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye yönelik sözlü veya yazılı beyanın 'alenen' yapılması zorunlu bir unsurdur. Aleniyet, beyanın belirsiz sayıda kişi tarafından duyulabilir, görülebilir veya algılanabilir olmasını ifade eder. Basın-yayın yoluyla yapılan açıklamalar, bir mitingde yapılan konuşmalar veya herkese açık bir sosyal medya paylaşımı aleniyet unsurunu karşılar. Bu unsur, suçun koruduğu hukuki değer olan 'yargılamanın kamusal güvenilirliği' ile ilgilidir. Yargılamanın, kamuoyunun baskısından uzak, sadece delillere göre yapılması hedeflenir. Bu nedenle, bir avukatın, tanık olan müvekkiline özel bir görüşmede veya başkalarının duymayacağı bir ortamda, beyanını değiştirmesi yönünde baskı yapması, 'aleniyet' unsuru gerçekleşmediği için TCK m. 288'deki suçu oluşturmaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2019/5889 K. sayılı kararında da bu durum açıkça belirtilmiştir. Bu tür bir eylem, şartları varsa tanığa karşı işlenen başka suçları (örneğin tehdit, TCK m. 106) veya avukatlık meslek kurallarının ihlalini oluşturabilir, ancak TCK m. 288 kapsamına girmez (URL: https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/adil-yargilamayi-etkilemeye-tesebbus-sucu-cezasi.html).