Ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmaz üzerinde, paydaşlardan birine ait olduğu iddia edilen bir bina veya ağaç (muhdesat) bulunması ve diğer paydaşların bu iddiayı kabul etmemesi durumunda, izale-i şuyu mahkemesi nasıl bir yol izlemelidir? 'Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası'nın bu süreçteki rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214546

Ortaklığın giderilmesi davasında, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) mülkiyetinin kime ait olduğu konusunda paydaşlar arasında bir uyuşmazlık çıkarsa, Sulh Hukuk Mahkemesi bu uyuşmazlığı kendisi çözemez. Çünkü bu, mülkiyetin tespiti niteliğinde bir davadır ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girer. Bu durumda izale-i şuyu davasına bakan Sulh Hukuk Mahkemesi, muhdesat üzerinde hak iddia eden paydaşa, bu iddiasını ispatlaması için görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 'muhdesatın aidiyetinin tespiti davası' açması için HMK m. 165 uyarınca uygun ve kesin bir süre verir. Verilen süre içinde dava açılırsa, Sulh Hukuk Mahkemesi, bu davanın sonucunu 'bekletici mesele' yapar ve yargılamayı durdurur. Muhdesatın aidiyeti davası sonuçlandığında, o karara göre taşınmazın değeri (arz + muhdesat) belirlenir ve satış bedelinin paylaştırılmasında bu durum dikkate alınır. Eğer verilen sürede dava açılmazsa, Sulh Hukuk Mahkemesi uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam eder ve muhdesatı arsa ile birlikte tüm paydaşlara ait kabul eder (Y14HD-K.2021/398) (URL: https://barandogan.av.tr/blog/gayrimenkul-hukuku/izale-i-suyu-ortakligin-giderilmesi-davasi.html).