İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davasında, taraflardan birinin 'aynen taksim' talep etmesi halinde mahkemenin öncelikli olarak yapması gereken araştırma nedir? Aynen taksimin mümkün olmadığına hangi durumlarda karar verilir?
Ortaklığın giderilmesi davasında, paydaşlardan birinin bile aynen taksim (malın fiziken bölünerek paylaştırılması) talep etmesi, mahkemeye öncelikli bir araştırma yükümlülüğü yükler (TMK m. 699/2). Hakim, öncelikle satış suretiyle giderme yoluna gidemez; ilk olarak aynen taksimin mümkün olup olmadığını araştırmak zorundadır. Bu araştırma kapsamında mahkeme; 1) Taşınmazın fiziki durumunu, yüzölçümünü ve niteliğini inceler. 2) Pay ve paydaş sayısını dikkate alır. 3) İmar mevzuatına göre taşınmazın ifrazının (bölünmesinin) mümkün olup olmadığını ilgili belediye veya il özel idaresinden sorar. 4) Bölünme halinde taşınmazda 'önemli bir değer kaybı' olup olmayacağını bilirkişi marifetiyle tespit ettirir. Aynen taksimin mümkün olmadığına şu durumlarda karar verilir: İmar mevzuatı ifraza izin vermiyorsa. Bölünme sonucunda ortaya çıkacak parçalar, paydaş sayısına göre makul ve kullanılabilir büyüklükte değilse. Bölünme, taşınmazın toplam değerinde önemli bir azalmaya neden olacaksa (örneğin, tek bir bina bulunan arsanın bölünememesi gibi). Kat mülkiyeti kurulması mümkün olan bir taşınmazda, bu yola gidilemiyorsa. Bu şartlar altında aynen taksim mümkün değilse, mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verir (URL: https://barandogan.av.tr/blog/gayrimenkul-hukuku/izale-i-suyu-ortakligin-giderilmesi-davasi.html).