Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/420 sayılı kararı, Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarına atıfta bulunarak, sanığın tanık dinletme hakkını hangi temel hak ve ilkeler kapsamında değerlendirmiştir? Mahkemenin savunma tanıklarının dinlenmesi talebini reddetme yetkisi mutlak mıdır?
YCGK 2017/420 sayılı kararı, sanığın tanık dinletme hakkını, Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarına uygun olarak, adil yargılanma hakkının (AİHS m. 6) unsurlarından olan 'silahların eşitliği ilkesi' kapsamında değerlendirmiştir. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usuli haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir. Bu bağlamda, sanığın, savunma tanıklarının da iddia tanıklarıyla 'aynı koşullar altında' davet edilmelerinin ve dinlenmelerinin sağlanmasını isteme hakkı (AİHS m. 6/3-d) güvence altına alınmıştır. Ancak, mahkemenin savunma tanıklarının dinlenmesi talebini reddetme yetkisi mutlak değildir. Mahkeme, maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı olmayacağını değerlendirdiği savunma tanıklarının dinlenmesi talebini reddedebilir. Bu takdir yetkisi, CMK m. 206/2'deki delillerin reddi koşullarıyla da bağlantılıdır. Özellikle, delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa (CMK m. 206/2-b) veya istem sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa (CMK m. 206/2-c) talep reddedilebilir. Ancak, bu ret kararının gerekçeli olması ve keyfi olmaması, adil yargılanma hakkını ihlal etmemesi esastır. Ret gerekçelerinin hukuka, yasaya ve dosya kapsamına uygunluğu kanun yolu mercilerinin denetimine tabidir.