HMK m. 435 uyarınca, bir tahkim yargılamasını nihai hakem kararının verilmesi dışında sona erdiren haller nelerdir? Davacının davasını geri almasının bu süreçteki etkisini, davalının hukuki yararı durumuyla birlikte analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214527

HMK m. 435, tahkim yargılamasının sadece nihai hakem kararıyla değil, belirli usuli durumların gerçekleşmesiyle de sona erebileceğini düzenler. Bu haller şunlardır: a) Davacının davasını geri alması: Kural olarak davacının davasını geri alması yargılamayı sona erdirir. Ancak bu kuralın bir istisnası vardır. Eğer davalı, davanın esastan sonuçlanmasında korunmaya değer bir hukuki yararı olduğunu ileri sürerek davanın geri alınmasına itiraz ederse (örneğin, bir menfi tespit davasında borçlu olmadığının kesin olarak tespitini istemesi), hakem kurulu bu itirazı haklı bulursa yargılamaya devam eder. Aksi halde yargılama sona erer. b) Tarafların anlaşması: Taraflar, yargılamanın herhangi bir aşamasında sona erdirilmesi konusunda anlaşırlarsa, yargılama bu anlaşma ile sona erer. c) Yargılamanın gereksiz veya imkansız hale gelmesi: Hakem veya hakem kurulu, uyuşmazlığın konusuz kalması, delillerin toplanmasının imkansızlaşması gibi nedenlerle yargılamanın sürdürülmesini gereksiz veya imkansız bulursa, yargılamayı sona erdirme kararı alabilir. ç) Tahkim süresinin uzatılmaması: Mahkemenin, HMK m. 427/2 uyarınca tahkim süresinin uzatılması talebini reddetmesi. d) Oybirliğiyle karar alınamaması: Taraflar kararın oybirliğiyle verilmesini şart koşmuşken hakem kurulunun oybirliği sağlayamaması. e) Gider avansının yatırılmaması: HMK m. 442/2 uyarınca belirlenen yargılama giderleri avansının yatırılmaması (URL: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-435-tahkim-yargilamasinin-sona-ermesi.html).