Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/441 sayılı kararında, sanığın polis merkezindeyken telefonunun çaldığı ve görevlilerce rızasına aykırı şekilde telefonun açtırılıp görüşme sesinin hoparlöre verilmesiyle elde edilen delilin hukuka aykırılığı hangi temel hak ve özgürlüklerin ihlaline dayandırılmıştır? Bu durum CMK m. 135 açısından nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21452

YCGK 2019/441 sayılı kararında, sanığın polis merkezindeyken çalan telefonunun, görevlilerce rızasına aykırı şekilde kendisine açtırılması ve tanık B. ile gerçekleştireceği görüşmenin sesinin de hoparlöre verilmesi suretiyle delil elde edilmeye çalışılması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu hukuka aykırılık şu temel hak ve özgürlüklerin ihlaline dayandırılmıştır: 1. **Özel Hayatın Gizliliği (Anayasa m. 20, AİHS m. 8):** Kişinin telefon görüşmeleri özel hayatının bir parçasıdır ve bu gizliliğe müdahale ancak kanunda öngörülen usullerle mümkündür. 2. **Haberleşme Hürriyeti ve Gizliliği (Anayasa m. 22, AİHS m. 8):** Haberleşmenin gizliliği esastır ve bu gizliliğe ancak yetkili merci kararıyla ve belirli şartlarda dokunulabilir. CMK m. 135 açısından yapılan değerlendirmede ise; * CMK m. 135'te düzenlenen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri için suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması gerekir. Olayda bu şartların oluşmadığı belirtilmiştir. * Ayrıca, CMK m. 135 kapsamında bir dinleme için usulüne uygun verilmiş bir hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri bulunmamaktadır. * Kararda, çıplak kulakla işitmenin CMK m. 135 kapsamında dinleme sayılmayabileceği belirtilmekle birlikte, somut olayda rızaya aykırı olarak telefonun açtırılması ve sesin hoparlöre verilmesi suretiyle yapılan işlem, bu genel kuraldan ayrı, özel hayat ve haberleşme gizliliğine doğrudan bir müdahale olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle, bu yolla elde edilen telefon görüşmesi kaydının delil olarak kullanılması hukuka aykırı olup, Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a, m. 217/2 ve m. 230/1-b uyarınca hükme esas alınamayacağı kabul edilmiştir.