Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/441 sayılı kararında, sanığın polis merkezine getirildikten sonra cüzdanında yapılan aramada bulunan uyuşturucunun hukuka aykırı delil olarak kabul edilmesinin gerekçeleri nelerdir? Bu durum, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 8. maddesi ve PVSK m. 4/A açısından nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21451

YCGK 2019/441 sayılı kararında, sanığın ilk yakalanma anındaki ve montunda yapılan yoklamada ele geçirilen uyuşturucular hukuka uygun bulunurken, polis merkezine getirildikten sonra cüzdanında yapılan aramada bulunan uyuşturucu hukuka aykırı delil sayılmıştır. Gerekçeleri şunlardır: 1. **Gözaltı Kararının Yokluğu:** Sanığın polis merkezine getirilerek üst aramasının yapıldığı an itibarıyla hakkında verilmiş bir gözaltı kararı bulunmamaktadır. Bu nedenle Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin karar alınmadan yapılacak arama işlemlerini düzenleyen 8. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin (gözaltına alınan kişinin üst araması) uygulanma şartları oluşmamıştır. 2. **Yoklama Niteliğinde Olmaması:** Üstünde suç unsurları ele geçirilen sanığın karakola getirilmesi sonrasında üzerindeki cüzdanı içerisinde yapılan arama, PVSK m. 4/A kapsamında bir 'yoklama' işlemi olarak da değerlendirilemez. Yoklama, anlık tehlikeyi bertaraf etmeye yönelik, daha sınırlı bir kontroldür. Karakolda yapılan detaylı cüzdan araması bu kapsamı aşmaktadır. 3. **Arama Kararı/Emri Gerekliliği:** Bu durumda, sanığın cüzdanı içerisinde yapılacak arama işlemi için hâkimden karar ya da Cumhuriyet savcısından veya (gecikmesinde sakınca bulunan hallerde) kolluk amirinden yazılı arama emri alınması gereklidir (CMK m. 116, 119). Dosya kapsamında böyle bir karar veya yazılı emir bulunmadığı için arama hukuka aykırıdır. Sonuç olarak, bu yolla elde edilen delil, Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a, m. 217/2 ve m. 230/1-b uyarınca hükme esas alınamayacaktır.