Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/441 sayılı kararında, PVSK Ek Madde 4 ve PVSK Madde 4/A hükümleri çerçevesinde kolluğun 'yoklama' yetkisi ile 'arama' işlemi arasındaki fark nasıl ortaya konulmuştur? Somut olaydaki kaba üst aramasında ele geçirilen uyuşturucunun hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21450

YCGK 2019/441 sayılı kararında, kolluk görevlilerinin PVSK Ek Madde 4 uyarınca bir suçla karşılaştığında hizmet branşına bağlı olmaksızın suça el koyma ve delilleri tespit edip muhafaza altına alma görevi olduğu belirtilmiştir. PVSK m. 4/A ise polise, tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla kişileri ve araçları durdurma ve kimlik sorma yetkisi verir. Bu durdurma sırasında, kişinin üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşya bulunabileceği hususunda makul şüphe varsa, polis gerekli tedbirleri alabilir ve bu kapsamda 'yoklama' yapabilir. Yoklama, kişinin üstünün veya eşyasının elle dıştan kontrol edilmesidir ve arama niteliğinde değildir; amacı öncelikle tehlikeyi bertaraf etmektir. Karardaki somut olayda, devriye görevi sırasında durumundan şüphelenilen sanığın durdurulması ve kaba üst araması yapılmak istenirken sanığın montunun cebinden bir kısım uyuşturucuyu teslim etmesi, ardından yapılan 'yoklama' şeklinde kontrolde montunun diğer ceplerinden de uyuşturucu ele geçirilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Mahkeme, bu yoklamanın arama boyutuna varmadığını, PVSK m. 4/A'nın verdiği yetkiye dayalı, kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önlemek ve silah ya da tehlike oluşturan diğer bir eşyadan arındırmak amacıyla yapıldığını ve ölçülü olduğunu belirtmiştir. Suçüstü hali (CMK m. 90/4, PVSK m. 13/1-A ve Ek 6) nedeniyle de ayrıca bir arama emri ya da kararına gerek olmadığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla, bu şekilde ele geçirilen uyuşturucu maddeler hukuka uygun delil olarak değerlendirilmiştir.