Kaçak elektrik kullanımı tespiti için gelen görevlilere direnen ve kalabalığa 'bunları taşlayın' diyerek onları kışkırtan bir kişinin eylemi, TCK m. 265 (Görevi yaptırmamak için direnme) ve TCK m. 217 (Kanunlara uymamaya tahrik) suçları açısından nasıl değerlendirilmelidir? Bu durumda fikri içtima kuralları uygulanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214488

Bu eylem, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2019/6637 K. sayılı kararına göre, bir bütün olarak TCK m. 265 kapsamında 'görevi yaptırmamak için direnme' suçunu oluşturur ve ayrıca TCK m. 217'den ceza verilmesi hukuka aykırıdır. Fail, kamu görevlilerine (jandarma) karşı görevlerini yapmalarını engellemek amacıyla cebir (kalabalığın taş atmasını sağlama) ve tehdit kullanmıştır. Kalabalığı kışkırtması, direnme suçunun işleniş biçiminin bir parçasıdır ve bu suçun içinde erir. Bu durumda farklı suçlar arasında bir 'görünüşte içtima' hali söz konusudur. Spesifik olarak, 'tüketen-tüketilen norm' ilişkisi veya 'araç hareketin cezalandırılmaması' ilkesi gereği, kanunlara uymamaya tahrik eylemi, daha ağır ve kapsamlı olan görevi yaptırmamak için direnme suçunun işlenmesi için bir araç olarak kullanılmıştır. Bu nedenle fail, sadece TCK m. 265'ten (ve eylem yaralamaya neden olduğu için TCK m. 265/3-4'teki nitelikli hallerden) sorumlu tutulmalı, ayrıca TCK m. 217'den cezalandırılmamalıdır. Fikri içtima (TCK m. 44) uygulanmaz, çünkü ortada tek bir fiil değil, daha genel bir suçun içinde eriyen bir araç hareket vardır (URL: https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/halki-kanunlara-uymamaya-tahrik-sucu.html).