TCK m. 217'de düzenlenen 'Kanunlara Uymamaya Tahrik' suçunun oluşabilmesi için aranan 'kamu barışını bozmaya elverişlilik' unsurunu hukuki niteliği açısından analiz ediniz. Sanığın 'tek yol sokak, tek yol devrim' şeklindeki bir söylemi bu suçu oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214487

TCK m. 217'deki suç, halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik etmeyi cezalandırır. Ancak suçun oluşması için salt bir tahrik yeterli değildir; kanun, bu tahrikin 'kamu barışını bozmaya elverişli' olmasını bir şart olarak aramaktadır. Bu unsur, suçu bir 'somut tehlike suçu' haline getirir. Yani, yapılan tahrikin soyut olarak tehlikeli olması yetmez, o anki koşullar içinde toplum düzeni ve barışı açısından somut bir bozulma tehlikesi yaratma potansiyeline sahip olması gerekir. Kamu barışını bozmaya elverişlilik, failin eyleminin, bireylerin hukuk toplumunda yaşadıklarına dair güven duygusunu sarsma veya sarsma ihtimalini somut bir şekilde ortaya koymasıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2022/3965 E., 2024/8779 K. sayılı kararında, sanığın 1 Mayıs mitinginde sarf ettiği 'Diktatörler sandıkla gitmez, tek yol sokak tek yol devrim' sözlerinin, somut olarak kamu barışını bozmaya elverişli olmadığı, bu yönde bir delil veya tespit bulunmadığı gerekçesiyle TCK m. 217'deki suçu oluşturmadığına ve beraat kararının yerinde olduğuna hükmetmiştir. Bu karar, ifadenin soyut bir siyasi slogan niteliğinde kaldığını ve somut bir tehlike yaratmadığını göstermektedir (URL: https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/halki-kanunlara-uymamaya-tahrik-sucu.html).