Suça iştirakte 'müşterek faillik' (TCK m. 37/1) kavramını, 'fiil üzerinde ortak hakimiyet kurma' teorisi çerçevesinde açıklayınız. Yağma suçunda gözcülük yapan kişinin hukuki sorumluluğu bu teoriye göre nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214485

Müşterek faillik, suçun kanuni tanımında yer alan fiili birden fazla kişinin 'birlikte' gerçekleştirmesidir. Modern ceza hukukunda ve TCK m. 37'nin gerekçesinde de benimsenen 'fiil üzerinde ortak hakimiyet kurma' teorisine göre, bir kişinin müşterek fail sayılabilmesi için, suçun işlenişine yaptığı katkının, suçun icrası açısından vazgeçilmez veya tamamlayıcı nitelikte olması ve bu yolla fiilin işlenişi üzerinde diğer ortaklarla birlikte bir kontrol ve yönlendirme gücüne sahip olması gerekir. Bu teoride önemli olan, kişinin fiile sadece bir katkı sunması değil, suçun işlenip işlenmemesinin veya nasıl işleneceğinin kendi iradesine de bağlı olmasıdır. Örneğin, bir işyerinde işlenen silahlı yağma suçunda, suç ortaklarından biri mağduru silahla tehdit ederken diğeri kasadaki parayı alıyor ve bir diğeri de dışarıda gözcülük yapıyorsa, her üçü de müşterek fail olarak sorumlu olur. Çünkü gözcülük yapan kişinin katkısı, suçun başarıyla ve güvenli bir şekilde işlenmesi için hayati öneme sahiptir. Polis geldiğinde haber vermemesi, suçun başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olabilir. Dolayısıyla gözcü, eylemin bütünü üzerinde diğerleriyle birlikte bir hakimiyet kurmuştur ve TCK m. 37/1 uyarınca fail olarak cezalandırılır (URL: https://www.zulkufarslan.av.tr/hirsizlik-sucuna-istirak-ve-yardim/).