Israrlı takip suçunun (TCK m. 123/A), kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan (TCK m. 123) farklarını, özellikle failin kastı ve suçun niteliği (zarar/tehlike suçu) açısından karşılaştırınız.
Israrlı takip suçu (TCK m. 123/A), kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun (TCK m. 123) özel bir şekli olup, ondan önemli farklarla ayrılır. 1) Failin Kastı: TCK m. 123'teki suçun oluşması için failin 'sırf huzur ve sükunu bozma maksadıyla' hareket etmesi, yani özel kast aranır. Israrlı takip suçunda ise failin bu özel maksatla hareket etmesi aranmaz; genel kast yeterlidir. Failin mağdurla temas kurma çabası duygusal, korkutma veya baskı kurma gibi farklı nedenlere dayanabilir. Maksadın bir önemi yoktur. 2) Suçun Niteliği: TCK m. 123, bir tehlike suçudur. Yani, fiilin huzur ve sükunu bozma potansiyeli taşıması yeterlidir, fiilen bozmuş olması aranmaz. TCK m. 123/A'daki ısrarlı takip suçu ise bir zarar suçudur. Suçun oluşabilmesi için, ısrarlı takip fiilinin mağdur üzerinde 'ciddi bir huzursuzluk oluşturması' ya da 'kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olması' şeklinde somut bir neticenin gerçekleşmesi gerekir. Bu netice gerçekleşmemişse suç oluşmaz. 3) Kapsam: Israrlı takip, daha sistematik, devamlılık arz eden ve mağdur üzerinde daha ağır psikolojik etkilere yol açan bir fiili tanımlarken; huzur ve sükunu bozma suçu daha anlık ve basit eylemleri (örneğin ısrarla telefon etmek) kapsar (URL: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-123a-israrli-takip-sucu-cezasi.html).