Bir kişinin, tarafı olduğu ve yüz yüze gerçekleştirdiği bir görüşmeyi gizlice kayda alması eylemi, TCK m. 133 (Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kayda alınması) kapsamında bir suç oluşturur mu? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını ve eylemin hangi şartlarda TCK m. 134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal) suçunu oluşturabileceğini açıklayınız.
Hayır, bir kişinin tarafı olduğu bir konuşmayı kaydetmesi TCK m. 133 kapsamında bir suç oluşturmaz. TCK m. 133, 'kişiler arasındaki' yani konuşmanın tarafı olmayan bir üçüncü kişinin, başkalarının konuşmasını gizlice dinlemesi veya kaydetmesini suç olarak tanımlamaktadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2020/1058 E., 2022/6239 K. sayılı kararında da açıkça belirtildiği gibi, sanığın bizzat tarafı olduğu bir konuşmayı kaydetmesi, bu suçun yasal unsurlarını oluşturmaz. Ancak bu durum, eylemin tamamen hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Eğer kaydedilen konuşma, karşı tarafın 'özel yaşam alanına' dahil ve onun özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte bir içerik taşıyorsa, bu eylem TCK m. 134 kapsamında 'Özel Hayatın Gizliliğini İhlal' suçunu oluşturabilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2020/851 E., 2021/220 K. sayılı kararında, sanığın katılanla yaptığı ve katılanın 'yabancı uyruklu kadın bul, alem yapalım' şeklindeki beyanlarını kaydetmesini, katılanın özel yaşamına ait bir beyan olarak değerlendirmiş ve eylemin TCK m. 134'ü oluşturduğuna hükmetmiştir. Dolayısıyla, belirleyici olan kaydedilen içeriğin özel hayat kapsamında olup olmadığıdır (URL: https://avmehmetgenc.com/ses-ve-goruntu-kaydi-olma).