Avukatlık ücretinin muaccel olma (istenebilir hale gelme) anını, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı haller için, dava ve icra takibi işleri açısından Yargıtay içtihatları doğrultusunda açıklayınız.
Avukatlık Kanunu m. 164/4, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi olmadığında ücretin nasıl belirleneceğini düzenlerken, muacceliyet anı konusunda açık bir hüküm içermez. Bu boşluk Yargıtay içtihatları ile doldurulmuştur. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre, taraflar arasında aksine bir sözleşme bulunmadıkça, avukatlık ücreti alacağı, üstlenilen işin 'sonuçlanması' ile muaccel olur. İşin sonuçlanmasından ne anlaşılması gerektiği, işin türüne göre değişir: 1) Dava Takibi: Eğer üstlenilen iş bir dava ise, avukatın akdi vekalet ücreti, davada verilen kararın 'kesinleştiği' tarihte muaccel olur. (HGK., E. 2022/918 K. 2023/486 T. 17.5.2023). Sadece ilk derece mahkemesi kararının verilmesi yeterli değildir; istinaf ve temyiz gibi kanun yolu süreçlerinin de tamamlanması gerekir. 2) İcra Takibi: Üstlenilen iş bir icra takibi ise, ücret alacağı takibin sonuçlanması ile muaccel hale gelir. İcra takibinin sonuçlanması ise iki şekilde olur: a) Alacağın fiilen tahsil edilmesi veya b) Alacağın tahsil edilemediğine dair kesin aciz vesikasının alınması. Bu anlardan önce avukat, kural olarak vekalet ücretinin tamamını talep edemez (URL: https://sen.av.tr/tr/makale/avukatlik-ucretinin-muaccel-olma-ani).