Kiraya veren ile kiracı arasında aynı taşınmaz için, biri düşük bedelli (vergi dairesine sunmak amacıyla) diğeri yüksek bedelli (gerçek ödeme için) olmak üzere aynı tarihli iki ayrı kira sözleşmesi imzalanması durumunda, Yargıtay içtihatlarına göre hangi sözleşme geçerli kabul edilir? Bu durumun 'muvazaa' kavramı çerçevesindeki analizini yapınız.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bu durumda Yargıtay, tarafların gerçek iradesini yansıtan ve fiilen uygulanan 'yüksek bedelli' kira sözleşmesini geçerli kabul etmektedir. Düşük bedelli sözleşme ise, vergi kaçırmak gibi hukuka aykırı bir amaçla yapıldığı ve tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için 'muvazaalı' (danışıklı) kabul edilir ve geçersiz sayılır. Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri (burada vergi dairesi) aldatmak amacıyla gerçekte istemedikleri bir hukuki işlemi yapmış gibi görünmeleridir. Yargıtay'ın bu konudaki gerekçesi, 'hayatın olağan akışı' ilkesine dayanır. Bir kiracının, daha düşük bedelli bir sözleşme varken, hiçbir makul sebep olmaksızın daha yüksek bedelli bir sözleşmeyi imzalaması mantıklı ve olağan değildir. Bu nedenle, yüksek bedelli sözleşmenin tarafların gerçekte anlaştığı bedeli yansıttığı, düşük bedelli olanın ise sırf dış dünyaya karşı (vergi dairesi) gösterilmek için yapıldığı sonucuna varılır. Dolayısıyla, bir uyuşmazlık (örneğin kira alacağı veya tahliye) durumunda, mahkeme yüksek bedelli sözleşmeyi esas alarak karar verecektir (Yargıtay 6.HD-Karar : 2012/9162, Yargıtay 3HD-Karar : 2019/5336) (URL: https://barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/birden-fazla-iki-kira-sozlesmesi-gecerlilik.html).