CMK Madde 206/3'e göre Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya konulmasından vazgeçilebilir. Bu vazgeçmenin hukuki sonuçları nelerdir ve bu rıza hangi aşamada ve ne şekilde beyan edilmelidir?
CMK Madde 206/3, Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafiinin birlikte rıza göstermesi halinde, belirli bir delilin (tanık dinlenmesi veya başka bir delil) ortaya konulmasından vazgeçilebileceğini düzenler. Bu vazgeçme, yargılamanın hızlandırılmasına katkı sağlayabilir. Hukuki sonucu, vazgeçilen delilin artık mahkeme tarafından re'sen veya tarafların talebiyle yeniden gündeme getirilmesinin kural olarak mümkün olmamasıdır. Ancak, maddi gerçeğe ulaşma ilkesi ve yargılamanın geldiği aşama dikkate alınarak, sonradan bu delilin ortaya konulmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, mahkeme bu kararından dönebilir. Rıza, duruşma sırasında sözlü olarak tutanağa geçirilmek suretiyle veya yazılı bir dilekçe ile beyan edilebilir. Vazgeçme, delillerin ortaya konulması aşamasında veya daha sonraki bir aşamada da mümkün olabilir. Önemli olan, rızanın her iki taraf (savcılık ve savunma) tarafından açık ve şüpheden uzak bir şekilde beyan edilmesidir. YCGK 2017/420 sayılı kararında, dinlenmesine karar verilen tanık dinlenmeden veya usulüne uygun şekilde dinlenmesinden vazgeçilmesi hususunda bir karar verilmeden hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir, bu da vazgeçme kararının açıkça tutanağa geçirilmesinin önemini vurgular.