Hizmet tespit davasının hukuki niteliğini ve kamu düzeniyle olan ilişkisini açıklayınız. 5510 sayılı Kanun uyarınca öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeyeceği istisnai haller nelerdir?
Hizmet tespit davası, sigortasız çalıştırılan veya sigorta primleri eksik bildirilen işçilerin, çalışmalarının geçtiği dönemlerin SGK kayıtlarına işlenmesini sağlayan bir dava türüdür. Bu dava, Anayasal bir hak olan sosyal güvenlik hakkını korumayı amaçladığı için kamu düzenini ilgilendirir. Bu nedenle mahkeme, tarafların iddialarıyla bağlı kalmayıp re'sen araştırma yapma yetkisine sahiptir ve dava açıldığında SGK'ya ihbarda bulunur. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddeleridir. Kural olarak, bu dava hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılmalıdır; bu süre hak düşürücü niteliktedir. Ancak, Yargıtay içtihatlarıyla belirlenmiş bazı istisnai durumlarda bu süre işlemez: 1) İşveren tarafından SGK'ya işçinin çalışmasına ilişkin işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu veya sigortalı hesap fişi gibi belgelerden herhangi birinin verilmiş olması. 2) Aynı döneme ilişkin işçilik alacakları hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunması. 3) Müfettiş tarafından durum tespit tutanağı düzenlenmiş olması. Bu hallerde, Kurum'un işçinin çalışmasından haberdar olduğu kabul edilir ve hak düşürücü süre uygulanmaz (URL: https://avukaterdemozkan.com/is-hukuku/hizmet-tespit-davasi-nedir/).