İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davası sürecinde, paydaşlardan birinin ölmesi halinde yargılama nasıl devam eder? Mahkemenin, ölen paydaşın tüm mirasçılarını davaya dahil etme zorunluluğunun hukuki dayanağı nedir ve bu zorunluluğa uyulmamasının sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214441

İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davası, tüm paydaşlar arasında birlikte yürütülmesi zorunlu olan, bölünemez bir dava niteliğindedir. Bu nedenle, dava sırasında paydaşlardan birinin ölmesi halinde, yargılama ölen paydaşın mirasçılarına karşı devam eder. Mahkeme, bu durumda HMK m. 55 uyarınca, davayı ölen paydaşın mirasçıları davaya dahil edilinceye kadar erteler. Mahkemenin, ölen paydaşın tüm mirasçılarını davaya dahil etme zorunluluğunun hukuki dayanağı, bu davanın niteliği gereği taraflar arasında 'zorunlu dava arkadaşlığı' bulunmasıdır. Ortaklığın giderilmesi kararı, tüm paydaşların hukuki durumunu etkileyen, bölünemez bir bütündür. Kararın, paydaşlardan sadece bir kısmı için verilmesi hukuken ve fiilen mümkün değildir. Bu nedenle, ölen paydaşın yerine geçen ve onun payı üzerinde elbirliğiyle mülkiyet hakkı kazanan tüm mirasçılarının (yasal ve atanmış) davada taraf olarak yer alması usulen zorunludur. Mahkeme, davayı takip eden taraftan, ölen paydaşın veraset ilamını (mirasçılık belgesini) alıp sunmasını ister ve bu belgede adı geçen tüm mirasçıları usulüne uygun olarak davaya dahil eder. Bu zorunluluğa uyulmaması, yani mirasçılardan birinin bile dava dışında bırakılarak yargılamaya devam edilmesi ve karar verilmesi, 'taraf teşkilinin' sağlanmamış olması nedeniyle mutlak bir bozma sebebidir. Yargıtay, bu eksikliği re'sen (kendiliğinden) dikkate alır ve hükmü bozar.