Bir trafik kazasında, olay yerinden kaçan sürücünün daha sonra tespit edilmesi ve kaza anında alkollü olduğunun iddia edilmesi durumunda, aradan geçen süre nedeniyle alkol tespiti yapılamıyorsa, sürücünün alkollü olduğuna nasıl karar verilebilir? Bu durumda 'geriye dönük alkol hesaplaması' (retrograd hesaplama) yönteminin delil değeri ve uygulanma koşulları nelerdir?
Bu durumda, sürücünün kaza anında alkollü olup olmadığına dair karar verilirken, doğrudan delillerin (nefes veya kan ölçümü) yokluğunda dolaylı deliller ve bilimsel yöntemler kullanılır. En önemli bilimsel yöntem, 'geriye dönük alkol hesaplaması'dır (retrograd hesaplama). Bu yöntem, kişinin alkolü en son ne zaman ve ne kadar aldığını beyan etmesi ve bu beyanlara göre kanındaki alkolün kaza anında ne kadar olabileceğinin bilimsel formüllerle (Widmark formülü gibi) hesaplanmasıdır. Bu hesaplamanın delil olarak kullanılabilmesi için belirli koşullar vardır: 1) Sürücünün Beyanının Esas Alınması: Hesaplama, sürücünün alkol tüketim zamanı, miktarı ve türü hakkındaki beyanlarına dayanır. Sürücü bu konuda beyanda bulunmazsa, varsayıma dayalı bir hesaplama yapılamaz. 2) Uzman Bilirkişi Raporu: Hesaplamanın, Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin ilgili anabilim dallarından uzman bir bilirkişi tarafından yapılması ve rapora bağlanması gerekir. 3) Diğer Delillerle Desteklenmesi: Geriye dönük hesaplama tek başına mahkumiyet için yeterli görülmeyebilir. Tanık beyanları (sürücünün kazadan önce bir barda görülmesi, dengesiz tavırları vb.), kaza tespit tutanağındaki gözlemler gibi diğer yan delillerle desteklenmesi, delilin gücünü artırır. Eğer sürücü olay yerinden kaçarak alkol tespitini imkansız hale getirmişse, Yargıtay bu davranışı aleyhe bir delil olarak değerlendirmekte ve diğer yan delillerle birlikte değerlendirildiğinde, geriye dönük hesaplamanın mahkumiyet için yeterli olabileceğini kabul etmektedir.