5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 26. maddesinde belirtilen 'hakimin reddi' kurumu, Anayasa'da güvence altına alınan hangi temel hak ve ilkenin somut bir güvencesini oluşturur? Reddi istenen hakimin, kendisi hakkındaki ret talebini inceleyen merciin kararına katılamamasının sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214439

CMK m. 26'da düzenlenen hakimin reddi kurumu, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı'nın en temel unsurlarından biri olan 'tarafsız ve bağımsız bir mahkemede yargılanma hakkı'nın somut bir güvencesini oluşturur. Bu kurum, davanın taraflarına, tarafsızlığından ciddi şekilde şüphe duydukları bir hakimin davadan çekilmesini talep etme imkanı tanır. Amacı, sadece hakimin fiilen tarafsız olmasını sağlamak değil, aynı zamanda tarafsız göründüğünden de emin olmak, yani yargıya olan güveni korumaktır. Reddi istenen hakimin, kendisi hakkındaki ret talebini inceleyen merciin kararına katılamamasının (CMK m. 27/3) sebebi ise, 'hiç kimsenin kendi davasının hakimi olamayacağı' (nemo judex in causa sua) yönündeki evrensel hukuk ilkesidir. Hakimin reddi talebi, bizatihi o hakimin kişiliği ve tarafsızlığı üzerine bir uyuşmazlık yaratır. Bu uyuşmazlıkta hakim, 'taraf' konumuna düşer. Kendi tarafsızlığı hakkındaki bir iddiayı objektif bir şekilde değerlendirmesi beklenemeyeceği için, bu konuda karar verme sürecinin tamamen dışında tutulur. Hakim, sadece iddialara karşı kendi görüşünü yazılı olarak bildirir, ancak kararı verecek olan heyette veya mercide yer alamaz. Bu kural, adil yargılanma hakkının özünü koruyan, sürecin objektifliğini ve tarafsızlığını teminat altına alan vazgeçilmez bir usulü güvencedir.