6100 sayılı HMK'nın 435. maddesi, tahkim yargılamasını sona erdiren halleri saymaktadır. Bu hallerden biri olan 'davacının davasını geri alması' durumunda, davalının hukuki menfaatinin korunması nasıl sağlanmıştır? Davalının itirazı üzerine hakem kurulunun yargılamaya devam etme kararı vermesi hangi koşullara bağlıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214434

HMK m. 435/1-a, davacının davasını geri almasının (davadan feragat etmesi veya takipsiz bırakması) tahkim yargılamasını sona erdiren bir neden olduğunu belirtir. Ancak bu kural, davalının haklarını koruyacak önemli bir istisna ile dengelenmiştir. Maddeye göre, 'Davalının itirazı üzerine hakem veya hakem kurulunun uyuşmazlığın kesin olarak çözümünde davalının hukuki yararı bulunduğunu kabul etmesi hâli hariç' olmak üzere dava geri alınabilir. Bu, davalının korunmasına yönelik bir mekanizmadır. Davalının, yargılamanın devam etmesinde hukuki bir yararı olabilir. Örneğin, davacı, davanın kendi aleyhine sonuçlanacağını anlayınca, ileride aynı konuda tekrar dava açma imkanını saklı tutarak davayı geri almak isteyebilir. Davalı ise, bu davanın esastan karara bağlanarak, lehine bir karar alıp, aynı konuda bir daha dava açılma tehdidinden tamamen kurtulmak isteyebilir. Bu durumda, davalının 'menfi tespit' niteliğinde bir karar alınmasında hukuki yararı vardır. Davalının itirazı üzerine hakem kurulunun yargılamaya devam etme kararı vermesi şu koşullara bağlıdır: 1) Davalının İtiraz Etmesi: Davacı davayı geri aldığında, davalının bu duruma açıkça itiraz etmesi gerekir. 2) Davalının Hukuki Yararının Bulunması: Hakem kurulu, davalının sadece yargılamanın devamını istemesini yeterli görmez. Davalının, davanın esastan sonuçlanmasında (örneğin, borçlu olmadığının tespiti gibi) korunmaya değer bir hukuki yararının bulunduğuna kanaat getirmelidir. Eğer hakem kurulu, davalının böyle bir hukuki yararı olduğuna karar verirse, davacının geri alma beyanına rağmen yargılamaya devam eder ve uyuşmazlığın esası hakkında nihai bir karar verir.