Bir memura verilen 'uyarma' ve 'kınama' disiplin cezalarının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre sicilden silinmesi prosedürü nasıl işler? Bu cezaların silinmesinin, memurun daha sonra işleyeceği bir disiplin suçunda 'bir derece hafif ceza uygulanması' (DMK m. 125/3) takdir yetkisine etkisi olur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214433

657 sayılı DMK'nın 133. maddesine göre, uyarma ve kınama cezaları, uygulanmalarından itibaren 5 yıl sonra, memurun bu süre içinde başka bir disiplin cezası almamış olması kaydıyla, atamaya yetkili amire başvurusu üzerine özlük dosyasından (sicilden) silinir. Bu silme işlemi kendiliğinden olmaz, memurun talebi gereklidir. Disiplin kurulunun kararıyla verilen aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları için ise bu süre 10 yıldır. Bu cezaların sicilden silinmesinin hukuki anlamı, cezanın geleceğe yönelik olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılmasıdır. Ancak bu durum, geçmişte yaşanmış bir olayı tamamen yok saymaz. 'Bir derece hafif ceza uygulanması' takdir yetkisi (DMK m. 125/3), memurun 'geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmalarının olumlu olması' ve 'ödül veya başarı belgesi alması' gibi kriterlere dayanır. Uyarma veya kınama cezasının sicilden silinmiş olması, disiplin amirinin bu takdir yetkisini kullanırken dikkate alacağı bir husustur. Silinmiş bir ceza, amirin memurun geçmişini 'olumlu' olarak değerlendirme eğilimini güçlendirir. Ancak bu, mutlak bir sonuç doğurmaz. Disiplin amiri, silinmiş olsa bile geçmişteki bu kusurlu davranışı, memurun genel tutumunu değerlendirirken göz önünde bulundurabilir ve takdir yetkisini kullanmayabilir. Yani, cezanın silinmesi, indirim uygulanmasını zorunlu kılmaz, ancak uygulanma olasılığını artıran önemli bir lehe durumdur.