5237 sayılı TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen 'farklı neviden fikri içtima' kuralının, halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (TCK m. 213) ve terör örgütü propagandası yapma (TMK m. 7/2) suçları bağlamında nasıl uygulanacağını, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1773 K. sayılı kararını esas alarak analiz ediniz.
Farklı neviden fikri içtima (TCK m. 44), failin işlediği tek bir fiil ile kanunun birden fazla farklı hükmünü ihlal etmesi durumunda, bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren hükme göre cezalandırılmasını öngören bir içtima kuralıdır. Amaç, tek bir eylem nedeniyle failin birden çok kez cezalandırılmasını önlemektir (non bis in idem ilkesinin bir yansıması). Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1773 K. sayılı kararında bu kural somut bir olaya uygulanmıştır. Failin, tek bir eylemle (örneğin, bir bildiri okumak veya bir sosyal medya paylaşımı yapmak) hem halk arasında korku ve panik yaratacak şekilde tehditler savurması (TCK m. 213) hem de aynı zamanda bir terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek nitelikte propaganda yapması (TMK m. 7/2) durumunda, ortada tek bir fiil ancak ihlal edilen iki farklı suç tipi vardır. Bu durumda TCK m. 44 devreye girer. Mahkeme, bu iki suç için kanunlarda öngörülen cezaları karşılaştırır. Hangi suçun cezası (alt ve üst sınırlar dikkate alınarak) daha ağır ise, fail sadece o suçtan cezalandırılır. Diğer suçtan (cezası daha hafif olan) ise 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar verilir. Yargıtay'ın kararında da, daha fazla cezayı gerektiren TCK m. 213'ten hüküm kurulup, propaganda suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, her iki suçtan da ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.