Bir trafik kazası sonucunda kişinin hem aracında maddi hasar oluşmuş hem de kendisi yaralanarak manevi acı çekmiştir. Bu kişinin, haksız fiil failine karşı açacağı davada 'maddi tazminat' ve 'manevi tazminat' taleplerini aynı dava dilekçesinde birleştirmesi mümkün müdür? Bu iki tazminat türünün amaçları ve hesaplama yöntemleri arasındaki temel farklar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214427

Evet, bu kişinin maddi ve manevi tazminat taleplerini aynı dava dilekçesinde birleştirmesi mümkündür ve uygulamada genellikle bu yol tercih edilir. Bu durum, HMK m. 110'da düzenlenen 'davaların yığılması' (objektif dava birleşmesi) kurumuna bir örnektir. Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında bir bağlantı bulunması koşuluyla aynı dava dilekçesiyle ileri sürebilir. Burada her iki talep de aynı haksız fiilden kaynaklandığı için aralarında hukuki bir bağlantı mevcuttur. Maddi ve manevi tazminat arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Amaçları: Maddi tazminatın amacı, zarar görenin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi (fiili zarar) ve mahrum kalınan kazancı (yoksun kalınan kar) gidererek, malvarlığını haksız fiil öncesindeki durumuna getirmektir. Yani 'denkleştirme' amacı güder. Manevi tazminatın amacı ise, kişilik haklarına yapılan saldırı nedeniyle kişinin duyduğu elem, acı ve ızdırabı bir miktar da olsa dindirmek, ona bir tatmin duygusu sağlamaktır. Amacı zenginleşme değil, 'tatmin'dir. 2) Hesaplama Yöntemleri: Maddi zarar, somut ve hesaplanabilir kalemlerden oluşur (araç onarım masrafı, değer kaybı, tedavi giderleri, iş göremezlik zararı vb.). Bilirkişiler tarafından matematiksel olarak hesaplanabilir. Manevi tazminat ise soyut bir zarardır ve matematiksel olarak hesaplanamaz. Hakim, TBK m. 56 uyarınca, olayın özelliklerini, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurun ağırlığını ve hakkaniyeti göz önünde bulundurarak takdir yetkisini kullanarak bir miktar belirler.