Reddi miras beyanından sonra bu beyanın iptali mümkün müdür? Eğer mümkünse, hangi hukuki sebeplere dayanılabilir ve bu talep hangi yolla ileri sürülmelidir?
Evet, kural olarak reddi miras beyanı tek taraflı ve geri dönülemez bir hukuki işlem olmakla birlikte, istisnai durumlarda bu beyanın iptali mümkündür. Genel kural, mirası reddeden bir mirasçının bu beyanından dönerek mirası yeniden kabul edememesidir. Ancak, bu irade beyanı, diğer tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi, iradeyi sakatlayan nedenlerle (hata, hile, ikrah) malul ise, iptali talep edilebilir. Metinde de 'yanılma, aldatma, korkutma hallerinin sonucunda mirasın reddedilmesi söz konusu ise ret beyanında bulunan kişi iptal talebinde bulunabilir' denilerek bu duruma işaret edilmiştir. Hukuki sebepler şunlar olabilir: - Yanılma (Hata - TBK m. 30 vd.): Mirasçının, terekenin içeriği (aktif ve pasifi) hakkında esaslı bir yanılgıya düşerek mirası reddetmesi. Örneğin, terekenin borca batık olduğunu sanarak reddetmesi, ancak sonradan çok değerli bir malvarlığının ortaya çıkması. - Aldatma (Hile - TBK m. 36): Diğer mirasçıların veya üçüncü kişilerin, mirasçıyı kasten yanıltarak mirası reddetmesini sağlamaları. - Korkutma (İkrah - TBK m. 37): Mirasçının, kendisinin veya yakınlarının bir hakkına yönelik ciddi ve hukuka aykırı bir tehdit altında kalarak mirası reddetmek zorunda kalması. Bu iptal talebi, ret beyanının yapıldığı Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yeni bir dilekçe vererek değil, genel mahkemelerde (Asliye Hukuk Mahkemesi) hasımlı bir 'ret beyanının iptali davası' açmak suretiyle ileri sürülmelidir. Davanın davalıları, ret beyanından hukuki olarak yararlanan diğer mirasçılar olacaktır. Bu dava, irade sakatlığının öğrenildiği veya etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir.