Reddi miras (mirasın reddi) işleminin, vesayet altındaki bir kişi adına vasisi tarafından yapılabilmesi için hangi ek hukuki prosedür gereklidir? Sadece vasinin beyanı bu işlem için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214422

Hayır, sadece vasinin beyanı reddi miras işlemi için yeterli değildir. Vesayet altındaki bir kişi (kısıtlı) adına vasinin mirası reddedebilmesi için, TMK m. 463/1-5'te düzenlenen özel bir hukuki prosedürün izlenmesi gerekmektedir. Bu maddeye göre, 'mirasın kabulü veya reddi', vasinin yapabilmesi için vesayet makamının iznini gerektiren önemli işlemlerden biridir. Vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. Ancak, mirasın reddi işlemi, kısıtlının malvarlığında önemli bir azalmaya yol açma potansiyeli taşıdığından, kanun koyucu ek bir güvence daha öngörmüştür. TMK m. 463'ün son fıkrası uyarınca, bazı durumlarda vesayet makamının (Sulh Hukuk Mahkemesi) izninden sonra ayrıca denetim makamının (Asliye Hukuk Mahkemesi) da izni gerekir. Mirasın reddi, kısıtlının bir haktan vazgeçmesi anlamına geldiği için genellikle bu çifte izne tabi bir işlem olarak kabul edilir. Dolayısıyla, vesayet altındaki bir kişi adına reddi miras işlemi için prosedür şöyledir: 1) Vasi, mirasın reddedilmesinin kısıtlının menfaatine olduğunu gerekçeleriyle birlikte açıklayan bir dilekçe ile vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak izin talep eder. 2) Sulh Hukuk Mahkemesi, durumu inceleyip uygun görürse izin verir. 3) Vasi, bu izin kararıyla birlikte denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak ikinci bir izin daha ister. 4) Her iki mahkemenin de iznini alan vasi, bu izin kararlarıyla birlikte mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak kısıtlı adına ret beyanında bulunabilir. Bu çifte izin prosedürü tamamlanmadan yapılan ret beyanı geçersizdir.