5237 sayılı TCK'nın 193. maddesinde düzenlenen 'Zehirli Madde İmal ve Ticareti' suçuna ilişkin bir davada, Yargıtay Ceza Daireleri arasındaki görev uyuşmazlığının Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından çözülmesi süreci nasıl işler? Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/1689 K. sayılı kararında, bu suçun hangi özel kanunla ilişkili olduğu ve bu nedenle hangi dairenin görevli olduğu sonucuna varılmıştır?
Yargıtay ceza daireleri arasında, bir davanın hangi dairenin görev alanına girdiği konusunda bir uyuşmazlık çıktığında, yani bir dairenin görevsizlik kararı vermesi ve dosyayı gönderdiği diğer dairenin de bu kararı kabul etmeyerek görevli olmadığını belirtmesi durumunda 'olumsuz görev uyuşmazlığı' doğar. Bu uyuşmazlık, nihai olarak Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından çözülür. Kurul, ilgili dairelerin görüşlerini, kanunları ve Yargıtay içtihadını değerlendirerek dosyaya bakmakla görevli daireyi kesin olarak belirler ve dosyanın o daireye gönderilmesine karar verir. Bu karar, daireler için bağlayıcıdır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/1689 K. sayılı kararında, TCK m. 193'e atıf yapılan suçun aslında 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 43. maddesinde özel olarak düzenlendiği belirtilmiştir. Kararda, suçun maddi unsurlarının bu özel kanunda yer aldığı vurgulanmıştır. Yargıtay'ın yerleşik iş bölümü kararlarına göre, 'özel ceza kanunlarından' kaynaklanan ve başka bir dairenin görev alanına açıkça girmeyen suçlara bakma görevi, o dönemdeki iş bölümüne göre Yargıtay 7. (daha sonra 19.) Ceza Dairesi'ne aitti. Bu nedenle, 10. Ceza Dairesi, suçun TCK'da yer almasına rağmen kaynağının özel bir kanun olması nedeniyle kendisinin görevli olmadığına ve görevli dairenin ilgili özel kanunlara bakan daire olduğuna karar vermiştir. Bu, Yargıtay içindeki görev dağılımının sadece TCK maddelerine göre değil, suçun düzenlendiği özel kanunlara göre de yapıldığını gösteren bir örnektir.