Bir trafik kazası sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulması, TCK açısından nasıl bir hukuki sonuç doğurur? Bu durum, kasten yaralama suçunun (TCK m. 86) bir neticesi olarak mı, yoksa taksirle yaralama suçunun (TCK m. 89) bir neticesi olarak mı daha sık karşımıza çıkar? İki durum arasındaki temel fark nedir?
Bir trafik kazası sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulması, TCK açısından 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' halini oluşturur ve failin cezasının artırılmasını gerektirir. Bu durum, hem kasten yaralama (TCK m. 87/1-c: 'duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine neden olması') hem de taksirle yaralama (TCK m. 89/2-c: 'duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olması') suçlarının nitelikli hali olarak düzenlenmiştir. Trafik kazalarında bu durum, ezici bir çoğunlukla 'taksirle yaralama' (TCK m. 89) suçunun bir neticesi olarak karşımıza çıkar. Çünkü trafik kazaları, kural olarak bir başkasını yaralama kastıyla değil, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık (taksir) sonucu meydana gelen olaylardır. İki durum arasındaki temel fark, failin manevi unsurundadır: - Taksirle Yaralamada Ruh Sağlığının Bozulması (TCK m. 89): Failin, mağduru yaralama veya ruh sağlığını bozma yönünde bir kastı yoktur. Sonuç, öngörülebilir olmasına rağmen, tedbirsizlik, dikkatsizlik veya kurallara uymama gibi bir kusurlu davranışla ortaya çıkar. Fail, taksirle yaralama suçunun temel cezasını alır ve bu ceza, ruh sağlığının bozulması neticesi nedeniyle TCK m. 89/2 uyarınca artırılır. - Kasten Yaralamada Ruh Sağlığının Bozulması (TCK m. 87): Fail, mağdura kasten zarar verme (yaralama) amacıyla hareket eder ve bu eyleminin sonucunda mağdurun ruh sağlığı bozulur. Burada failin, bu ağır netice açısından en azından taksirle hareket etmesi (TCK m. 23) gerekir. Cezası, taksirli hale göre çok daha ağırdır. Trafik kazalarında kasten yaralama, ancak failin aracını bir silah gibi kullanarak bilerek ve isteyerek birine çarpması gibi istisnai durumlarda söz konusu olabilir.