Ceza infaz kurumunda bulunan bir hükümlünün, kayıtlı olduğu üniversitenin sınavlarına katılması usulü, 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 76. maddesi (yeni hali) uyarınca nasıl düzenlenmiştir? Özellikle 'çevrim içi' ve 'yüz yüze' sınav yöntemleri arasındaki öncelik sıralaması ve bu sürecin güvenliğinin sağlanmasında kurumların yükümlülüğü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214400

5275 sayılı Kanun'un 7532 sayılı Kanunla değiştirilen 76. maddesinin 3. fıkrası, kapalı ceza infaz kurumundaki hükümlülerin sınavlara katılması usulünü detaylı bir şekilde düzenlemiştir. Bu usule göre; 1) Öncelik Çevrim İçi Sınavdadır: Hükümlünün kayıtlı olduğu ortaöğretim veya yükseköğretim programının sınavları, ilgili kurumla (Milli Eğitim Bakanlığı, üniversite vb.) koordinasyon sağlanarak 'öncelikle çevrim içi' (online) yöntemle yapılır. Kanun, teknolojik imkanların kullanılmasını birinci seçenek olarak belirlemiştir. 2) Yüz Yüze Sınav: Çevrim içi sınavın yapılmasının teknik veya başka bir nedenle mümkün olmaması halinde, sınavlar ilgili eğitim kurumundan gelen bir görevlinin gözetiminde, ceza infaz kurumu içinde 'yüz yüze' yapılır. Hükümlünün sınav için kurum dışına çıkarılması kuralı kaldırılmıştır. 3) Merkezi Sınavlar: ÖSYM veya MEB tarafından yapılan merkezi sınavlar (YKS, KPSS, AÖF vb.) için ise hükümlüler, sınav merkezi olarak belirlenmiş ceza infaz kurumlarında sınava katılırlar. Kanunun 4. fıkrası, bu sürecin güvenliğinin sağlanmasında hem Adalet Bakanlığı'na (ceza infaz kurumu) hem de ilgili diğer kurumlara (üniversite, MEB, ÖSYM) ortak bir yükümlülük yüklemiştir. Buna göre, 'Kurum ve kuruluşlar ile üniversiteler, sınavlara ilişkin olarak üçüncü fıkrada belirtilen konularda gerekli düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almakla yükümlüdür.' Bu, sınav güvenliğini, disiplini ve düzeni sağlayacak teknik ve fiziki altyapının ortak bir sorumlulukla oluşturulması gerektiği anlamına gelir.