Ortak velayette iştirak nafakasının belirlenmesi prensipleri nelerdir? Tarafların velayeti ortak kullanıyor olması, nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırır mı? Mahkeme, nafaka miktarını belirlerken hangi temel kriterleri esas alır?
Hayır, ortak velayet, kendiliğinden nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Anne ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü (TMK m. 327), velayetin kimde olduğundan bağımsız olarak devam eden bir yükümlülüktür. Ortak velayet durumunda, çocuğun fiilen hangi ebeveynin yanında daha fazla kaldığı ve giderlerinin ağırlıklı olarak kim tarafından karşılandığı önem kazanır. Mahkeme, ortak velayette iştirak nafakasını belirlerken şu temel kriterleri esas alır (TMK m. 330): 1) Çocuğun İhtiyaçları: Çocuğun yaşına, eğitim durumuna, sağlık giderlerine, sosyal ve kültürel faaliyetlerine göre makul ihtiyaçları belirlenir. 2) Anne ve Babanın Hayat Koşulları ve Ödeme Güçleri: Tarafların gelirleri, malvarlıkları, başka bakmakla yükümlü oldukları kişilerin olup olmadığı gibi sosyal ve ekonomik durumları (SED) araştırılır. Mahkeme, bu amaçla tarafların SED raporlarını aldırır. 3) Fiili Bakım Durumu: Çocuk, zamanının büyük bir kısmını bir ebeveynin yanında geçiriyor ve günlük temel giderleri o ebeveyn tarafından karşılanıyorsa, diğer ebeveynin bu giderlere katılmak üzere iştirak nafakası ödemesine karar verilir. Eğer çocuk her iki ebeveynin yanında eşit sürelerde kalıyor ve giderler de adil bir şekilde paylaşılıyorsa, mahkeme iştirak nafakasına hükmetmeyebilir. Ancak genellikle bir ebeveynin giderleri daha fazla olur ve bu dengeyi sağlamak için nafakaya hükmedilir. Özetle, ortak velayette nafaka, çocuğun menfaati ve tarafların ekonomik güçleri arasında bir denge kurularak, çocuğun fiili bakımını üstlenen ebeveyn lehine takdir edilir.