Bir idari davada, davacı adresini değiştirdikten sonra bu yeni adresini mahkemeye bildirmemiş, ancak adres kayıt sistemine (MERNİS) işletmiştir. Mahkemenin, davacının eski adresine gönderdiği bir tebligatın hukuki geçerliliğini, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Danıştay 12. Daire'nin E: 2015/5371 sayılı kararı çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214386

Mahkemenin, davacının bilinen en son adresine (eski adresine) gönderdiği tebligat, bu durumda usulsüzdür ve hukuken geçerli değildir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. ve 21. maddeleri ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümleri gereğince, tebligatın bilinen en son adreste yapılamaması halinde, tebligatı çıkaran merciin, muhatabın adres kayıt sistemindeki (MERNİS) yerleşim yeri adresini tespit etme ve tebligatı öncelikle bu adrese gönderme yükümlülüğü vardır. Danıştay 12. Daire'nin E: 2015/5371, K: 2016/2367 sayılı kararında tam da bu ilke vurgulanmıştır. Kararda, davacının MERNİS adresini değiştirdiği tespit edildiği halde, mahkemenin bu yeni adresi araştırmadan eski adrese tebligat yapmasının usulsüz olduğu belirtilmiştir. Mahkemenin, UYAP sistemi üzerinden veya ilgili nüfus müdürlüğünden MERNİS adresini sorgulaması basit bir işlemdir ve bu yükümlülüğü yerine getirmemesi, yapılan tebligatı geçersiz kılar. Bu usulsüz tebligata dayanılarak, davacı aleyhine sürelerin işletilmesi (örneğin, dosyanın işlemden kaldırılması veya davanın açılmamış sayılması) hukuka aykırıdır. Davacı, durumu öğrendiği tarihten itibaren usulsüz tebligatı öğrendiğini beyan ederek, kaçırdığı usuli işlemleri yapma hakkını yeniden kazanır.