Eşlerden birinin ölümü halinde, daha önce yapılmış olan bir mal ayrılığı rejimine ilişkin evlilik sözleşmesi, sağ kalan eşin mirasçılık haklarını nasıl etkiler? Sağ kalan eş, vefat eden eşin kişisel malları üzerinde mirasçı sıfatıyla hak iddia edebilir mi?
Evet, sağ kalan eş, vefat eden eşin kişisel malları üzerinde mirasçı sıfatıyla hak iddia edebilir. Mal ayrılığı rejimine ilişkin bir evlilik sözleşmesi, sadece mal rejiminin tasfiyesini, yani evlilik birliği içinde edinilen malların nasıl paylaşılacağını düzenler. Bu sözleşme, miras hukuku hükümlerini ortadan kaldırmaz. Metinde de belirtildiği gibi, 'bu durum, miras hukuku kapsamında sağ kalan eşin mirasçılık sıfatını etkilemeyeceğinden sağ kalan eş miras hükümleri uyarınca vefat eden eşin mallarında hak iddia edebilmektedir.' Ölümle birlikte evlilik birliği sona erdiğinde iki ayrı hukuki süreç işler: 1) Mal Rejiminin Tasfiyesi: Önce mal rejimi tasfiye edilir. Mal ayrılığı rejimi varsa, her eş kendi kişisel malını alır; bir paylaşım söz konusu olmaz. 2) Mirasın Paylaşımı: Mal rejimi tasfiye edildikten sonra, vefat eden eşin geriye kalan kişisel malvarlığı (terekesi) mirasçıları arasında paylaştırılır. Sağ kalan eş, TMK m. 499 uyarınca vefat eden eşin yasal mirasçısıdır. Miras bırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte birini, anne ve babası ile birlikte mirasçı olursa mirasın yarısını alır. Dolayısıyla, mal ayrılığı sözleşmesi, sağ kalan eşin bu yasal miras payını talep etmesine engel değildir. Eş, vefat eden eşin tüm kişisel mallarından (bankadaki parası, arabası, diğer gayrimenkulleri vb.) miras payı oranında hak sahibi olur.