2525 sayılı Soyadı Kanunu ve ilgili nizamname, Türk vatandaşlarının alabileceği soyadlarına ne gibi kısıtlamalar getirmektedir? Bir Türk vatandaşının, mahkeme kararıyla 'yabancı ırk ve millet ismi' olarak kabul edilebilecek bir soyadı almasının hukuken mümkün olup olmadığını, ilgili mevzuat ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214378

Soyadı Kanunu ve Soyadı Nizamnamesi, Türk vatandaşlarının alabileceği soyadlarına belirli kısıtlamalar getirmiştir. Bu kısıtlamaların en önemlileri şunlardır: 1) Türkçe Olma Zorunluluğu: Soyadı Nizamnamesi'nin 5. maddesi, 'yeni takılan soyadları Türk dilinden alınır' hükmünü amirdir. Bu, mahkeme yoluyla soyadı değişikliğinde temel kuraldır. 2) Anlama İlişkin Kısıtlamalar: Soyadı Kanunu'nun 3. maddesi, 'rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimleriyle umumi edeplere uygun olmayan veya iğrenç ve gülünç olan soyadları'nın kullanılmasını yasaklamıştır. Bu hükümler uyarınca, bir Türk vatandaşının mahkeme kararıyla 'yabancı ırk ve millet ismi' olarak kabul edilebilecek bir soyadı alması hukuken mümkün değildir. Yargıtay'ın istikrarlı içtihatları da bu yöndedir. Mahkemeler, soyadı değişikliği taleplerinde, talep edilen soyadının Türkçe olup olmadığını ve Soyadı Kanunu'ndaki yasaklara girip girmediğini araştırmakla yükümlüdür. Bu amaçla genellikle Türk Dil Kurumu'ndan görüş alınır. Eğer talep edilen soyadı Türkçe değilse veya bir yabancı millet ismini çağrıştırıyorsa, dava reddedilir. Bu kuralın tek istisnası, TMK m. 187 uyarınca, Türk vatandaşı bir kadının yabancı uyruklu eşinin soyadını evlenme yoluyla almasıdır. Ancak bu, kanundan doğan özel bir durum olup, dava yoluyla soyadı değişikliği için emsal teşkil etmez.