Kambiyo senedine özgü haciz yoluyla takipte (İİK m. 167 vd.), borçlunun 'imzaya itirazı' ile 'borca itirazı' hangi mercie ve hangi süre içinde yapılmalıdır? Bu itirazların takibin gidişatına etkisi (takibi durdurup durdurmadığı) açısından ne gibi bir fark bulunmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214377

Kambiyo senedine özgü haciz yoluyla takipte, ilamsız takipten farklı olarak, itirazlar icra dairesine değil, doğrudan İcra Mahkemesi'ne yapılır. Hem 'imzaya itiraz' hem de 'borca itiraz', ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde bir dilekçe ile takibi yapan icra dairesinin bağlı olduğu İcra Mahkemesi'ne yapılmalıdır. Bu 5 günlük süre hak düşürücüdür. Bu iki itiraz türünün takibin gidişatına etkisi açısından önemli bir fark vardır: Borca İtiraz: Borçlunun borcun esasına yönelik itirazları (borcun olmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı vb.) kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. İcra takip işlemleri (haciz vb.) devam eder, sadece satış işlemleri durur. Borçlunun takibi tamamen durdurabilmesi için, mahkemeden ayrıca 'ihtiyati tedbir' niteliğinde 'takibin geçici olarak durdurulması' kararı alması gerekir. Mahkeme bu kararı genellikle teminat karşılığında verir. İmzaya İtiraz: Borçlunun, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını 'ayrıca ve açıkça' belirterek yaptığı imzaya itiraz, İİK m. 170/1 uyarınca satıştan başka icra takip muamelelerini de durdurmaz. Ancak uygulamada mahkemeler, imzaya itirazın ciddi bulunması halinde takibin geçici olarak durdurulmasına daha kolay karar verebilmektedir. Asıl fark, itirazın kabulü halinde ortaya çıkar: İcra mahkemesi imzaya itirazı kabul ederse, takip tamamen durur ve alacaklının takibi iptal edilir. Borca itirazın kabulü ise genellikle takibin durdurulması ve alacaklının genel mahkemelerde dava açması sonucunu doğurur.