Avukatlık ücretinin muaccel olma anı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı durumlarda nasıl belirlenir? Bir ceza davasını veya bir icra takibini takip eden avukatın ücreti, Yargıtay içtihatlarına göre hangi aşamada talep edilebilir hale gelir?
Taraflar arasında avukatlık ücretinin ne zaman ödeneceğine dair yazılı bir sözleşme hükmü yoksa, Avukatlık Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre avukatlık ücreti, 'üstlenilen işin tamamen sonuçlanması ile' muaccel olur (talep edilebilir hale gelir). Bu genel kural, işin niteliğine göre somutlaşır. Metinde yer alan Yargıtay kararlarından da anlaşıldığı üzere: 1) Dava Takibinde: Eğer avukatın üstlendiği iş bir dava ise, vekalet ücreti alacağı, o davada verilen kararın 'kesinleştiği tarihte' muaccel olur. (HGK., E. 2022/918 K. 2023/486). Yani, yerel mahkeme kararının verilmesi yeterli değildir; istinaf ve temyiz gibi kanun yolu süreçlerinin de tamamlanarak kararın hukuken kesin hale gelmesi gerekir. 2) İcra Takibinde: Eğer avukatın üstlendiği iş bir icra takibi ise, ücret alacağı takibin sonuçlanmasıyla muaccel hale gelir. Takibin sonuçlanması ise iki şekilde olur: a) Alacağın tamamen tahsil edilmesi veya b) Alacağın tahsil edilemediğine dair kesin aciz vesikası alınması. (HGK., E. 2022/918 K. 2023/486). Bu kuralın istisnaları, avukatın haklı nedenle istifa etmesi veya haksız olarak azledilmesidir. Bu durumlarda avukat, işin sonuçlanmasını beklemeden ücretinin tamamını (haksız azilde) veya o ana kadarki emeğinin karşılığını (haklı istifada) talep edebilir.