TCK m. 288'de düzenlenen 'Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs' suçunun maddi unsurlarından olan 'aleniyet' şartı ne anlama gelir? Bir avukatın, tanık olarak ifade verecek olan müvekkiline, başkalarının duymayacağı bir ortamda ifade değiştirmesi yönünde baskı yapması bu suçu oluşturur mu? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2019/5889 K. sayılı kararını esas alarak açıklayınız.
TCK m. 288'de düzenlenen adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunun oluşabilmesi için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye yönelik sözlü veya yazılı beyanın 'alenen' yapılması gerekir. Aleniyet, TCK uygulamasında, fiilin belirsiz sayıda kişi tarafından görülme, duyulma veya algılanma imkanının bulunduğu bir ortamda işlenmesi anlamına gelir. Basın-yayın yoluyla yapılan açıklamalar, bir mitingde yapılan konuşmalar, herkesin erişimine açık bir internet sitesinde yapılan paylaşımlar aleniyet unsurunu gerçekleştirir. Hayır, bir avukatın tanık olarak ifade verecek müvekkiline, başkalarının duymayacağı özel bir görüşmede veya kapalı bir ortamda ifade değiştirmesi yönünde baskı yapması, TCK m. 288'deki suçu oluşturmaz. Çünkü bu eylemde 'aleniyet' unsuru yoktur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2019/5889 K. sayılı kararında tam da bu durum ele alınmıştır. Kararda, avukatın tanık müvekkili üzerinde baskı kurarak beyanını değiştirmesini sağlaması eyleminin, TCK m. 288'in aradığı 'alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunma' ögesini taşımadığı, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu tür bir eylem, koşulları varsa TCK m. 272'deki 'yalan tanıklığa azmettirme' veya TCK m. 277'deki 'yargı görevi yapanı etkileme' gibi başka suçları oluşturabilir, ancak aleniyet şartı gerçekleşmediği için TCK m. 288 kapsamına girmez.