Belirsiz alacak davası (HMK m. 107) ile kısmi dava (HMK m. 109) arasındaki temel fark, davacının talep sonucu ve davanın amacı açısından nasıl ortaya çıkar? Bir davacının, alacağının tamamının hüküm altına alınmasını isteyerek ancak dava dilekçesinde geçici bir değer göstermesi durumunda açılan davanın hukuki niteliği ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214361

Belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki en temel ve ayırt edici fark, davacının dava dilekçesindeki talep sonucunda ne istediğiyle ilgilidir. Kısmi davada (HMK m. 109), davacı alacağının yalnızca dava dilekçesinde belirttiği kısmının (örneğin 100.000 TL'lik alacağın şimdilik 1.000 TL'lik kısmı) tahsilini ister. Alacağın geri kalan kısmını (bakiye 99.000 TL) daha sonra açacağı bir ek dava veya ıslah yoluyla talep etme hakkını saklı tutar. Burada dava konusu, sadece dilekçede yazan miktardır. Belirsiz alacak davasında (HMK m. 107) ise, davacı dava açtığı anda alacağının miktarını tam ve kesin olarak belirleyemediği için, geçici bir değer (örneğin şimdilik 1.000 TL) gösterir ancak talebi, alacağının 'tamamının' yargılama sırasında belirlenerek hüküm altına alınması yönündedir. Metinde de belirtildiği gibi, 'Davacı, alacağının belli bir bölümünü geçici dava değeri olarak dilekçesinde gösterse de alacağının tümünün hüküm altına alınmasını arzuluyorsa ikame ettiği dava belirsiz alacak davasıdır.' Dolayısıyla, davacının alacağının tamamının hüküm altına alınmasını isteyerek dava dilekçesinde geçici bir değer göstermesi durumunda, açılan dava belirsiz alacak davasıdır. Bu davanın en önemli sonucu, dava açıldığı anda alacağın tamamı için zamanaşımının kesilmesidir.