Aile konutu şerhinin (TMK m. 194) hukuki niteliği ve işlevi nedir? Bu şerh, malik olan eşin tek taraflı iradesiyle yaptığı satış işlemlerine karşı diğer eşi nasıl korur? Şerhin, malik eşin iradesi dışındaki işlemlere (örneğin haciz) karşı aynı korumayı sağlayıp sağlamadığını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214357

Aile konutu şerhi (TMK m. 194/3), kurucu (inşai) değil, açıklayıcı (bildirici) nitelikte bir şerhtir. Yani, bir konutun aile konutu niteliği kazanması için şerh konulması zorunlu değildir; konut, eşlerin ortak yaşam merkezi ise zaten aile konutudur. Şerhin temel işlevi, bu hukuki durumu tapu sicilinde alenileştirerek üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasını (TMK m. 1023) ortadan kaldırmaktır. TMK m. 194/1'e göre, malik olan eş, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunu devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz. Eğer tapuda aile konutu şerhi varsa, tapu memuru diğer eşin rızasını gösteren belge olmadan satış işlemini yapmaz. Şerh olmasa bile konut aile konutu niteliğindeyse, rıza dışı yapılan satış işlemi geçersizdir ve rızası alınmayan eş, tapu iptali ve tescil davası açabilir. Şerh, bu davanın kazanılmasını kolaylaştırır çünkü alıcının 'ben buranın aile konutu olduğunu bilmiyordum' şeklindeki iyiniyet savunmasını bertaraf eder. Ancak aile konutu şerhi, malik eşin iradesi dışındaki işlemlere karşı aynı mutlak korumayı sağlamaz. Metinde de belirtildiği gibi, 'malik eşin iradesi dışında gerçekleşen bir işlem olduğu takdirde etkisiz kalacaktır.' Örneğin, malik eşin kişisel bir borcu nedeniyle aile konutuna haciz konulması ve icra yoluyla satılması mümkündür. Bu durumda şerh, tek başına hacze veya satışa engel olmaz. Ancak diğer eş, İİK m. 82/1-12 uyarınca bu konutun 'haline münasip ev' olduğunu ileri sürerek haczedilmezlik şikayetinde bulunabilir. Anayasa Mahkemesi'nin son kararlarıyla, borçlu olmayan eşin de bu şikayette bulunabileceği kabul edilmiştir.