Türk hukuk sisteminde bir Türk vatandaşının yabancı bir isim veya soyisim almasının önündeki yasal engeller nelerdir? İsim ve soyisim değişikliği talepleri bu bağlamda nasıl farklılaşmaktadır? Evlenme yoluyla yabancı soyadı alınması mümkün müdür?
Türk hukukunda yabancı isim ve soyisim alınması farklı yasal düzenlemelere tabidir. 1) İsim Değişikliği: İsim değişikliği TMK m. 27'ye göre 'haklı sebeplere' dayanılarak mahkemeden istenebilir. İsimler için soyadlarındaki gibi 'Türkçe olma' zorunluluğu getiren açık bir kanun hükmü yoktur. Nitekim Yargıtay, 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun'a aykırı olmamak (yani Türk alfabesinde yer alan harfleri içermek) koşuluyla, yabancı kökenli isimlerin ('Joseph', 'Jasmin' gibi) alınabileceğine karar vermiştir. Dolayısıyla, haklı bir neden (örneğin, kişinin sosyal çevresinde o isimle tanınması, din değiştirmesi) varsa, Türk alfabesine uygun yabancı bir isim alınabilir. 2) Soyisim Değişikliği: Soyisim değişikliği, 2525 sayılı Soyadı Kanunu hükümlerine tabidir. Soyadı Kanunu'nun 3. maddesi 'yabancı ırk ve millet isimleri' ile soyadı alınmasını yasaklamıştır. Soyadı Nizamnamesi'nin 5. maddesi ise 'yeni takılan soyadları Türk dilinden alınır' hükmünü amirdir. Bu nedenle, bir Türk vatandaşı dava yoluyla yabancı bir soyadı alamaz. Mahkeme, talep edilen soyadının Türkçe olup olmadığını Türk Dil Kurumu'ndan sormakla yükümlüdür. 3) Evlenme Yoluyla Yabancı Soyadı: TMK m. 187'ye göre kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn: 18. HD., E. 1995/8140 K. 1995/9280), koca yabancı uyruklu ise, kadın onun yabancı soyadını alabilir. Bu durum, Soyadı Kanunu'nun bir istisnası olarak kabul edilir. Ancak erkek, yabancı uyruklu eşinin soyadını alamaz.