6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesiyle tahkim yargılamasında hakem kararlarının icra edilebilirliği konusunda nasıl bir değişiklik olmuştur? HMK m. 439/4 hükmü, hakem kararına karşı iptal davası açılmasının kararın icrasına etkisini nasıl düzenlemiştir? Bu düzenlemenin amacı nedir?
6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesi, hakem kararlarının icra edilebilirliği konusunda devrim niteliğinde bir değişiklik getirmiştir. Mülga 1086 sayılı HUMK döneminde, hakem kararlarının icra edilebilmesi için öncelikle asliye hukuk mahkemesi tarafından 'tasdik' edilmesi (onanması) gerekiyordu ve bu karara karşı temyiz yolu açıktı. Bu durum, tahkim sürecini uzatan ve tahkimin ruhuna aykırı bir sistemdi. 6100 sayılı HMK ile bu sistem tamamen terk edilmiştir. Artık HMK m. 436/3 uyarınca hakem kararı, hakem veya hakem kurulu başkanı tarafından taraflara tebliğ edildiği anda kesinleşir ve derhal icra edilebilir. Mahkeme onayı gibi bir ara prosedüre gerek kalmamıştır. HMK m. 439/4, bu ilkeyi pekiştirir. Bu hükme göre, hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir ve 'İptal davası açılması, kararın icrasını durdurmaz.' Ancak, talep üzerine ve teminat gösterilmesi koşuluyla, mahkeme kararın icrasının durdurulmasına (tehiri icra) karar verebilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2015/17688 K. sayılı kararının gerekçesinde de belirtildiği gibi, bu düzenlemenin amacı, 'tahkim kurumunu teşvik etmek' ve 'tahkimin süratli bir şekilde gerçekleştirilmesi imkanını yaratmaktır.' Bu değişiklik, tahkimi daha etkin ve hızlı bir uyuşmazlık çözüm yolu haline getirmiştir.