657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlenen disiplin suçları ile ceza kanunlarındaki adli suçlar arasındaki ilişki nedir? Bir memur hakkında disiplin soruşturması yapılması, aynı fiil nedeniyle ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214346

Disiplin suçları ve adli suçlar birbirinden bağımsız iki farklı hukuki kategoridir. Disiplin suçu, bir kişinin bağlı olduğu kurumun (memuriyet, meslek örgütü vb.) iç düzenini, hizmet gereklerini ve mesleki standartlarını ihlal eden fiillerdir. Yaptırımı uyarma, kınama, aylıktan kesme, memuriyetten çıkarma gibi idari nitelikteki disiplin cezalarıdır. Adli suç ise, Ceza Kanunu veya diğer ceza hükmü içeren kanunlarda tanımlanan ve yaptırımı hapis veya adli para cezası olan fiillerdir. Hayır, bir memur hakkında disiplin soruşturması yapılması, aynı fiil nedeniyle ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil etmez. 657 sayılı DMK'nın 131. maddesinde bu durum 'Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkûm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.' şeklinde açıkça düzenlenmiştir. Örneğin, rüşvet alan bir memur, hem TCK uyarınca adli yargıda yargılanıp hapis cezası alabilir hem de DMK uyarınca disiplin soruşturması geçirilip devlet memurluğundan çıkarma cezası alabilir. Buna 'fiillerin ve yaptırımların ayrılığı' ilkesi denir. Ancak, ceza mahkemesinin beraat kararının maddi olgulara ilişkin gerekçesi (fiilin memur tarafından işlenmediğinin tespiti gibi) disiplin makamını bağlayabilir.