İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davasında, mahkemenin öncelikli olarak 'aynen taksim' suretiyle ortaklığın giderilmesi imkanını araştırmasının hukuki dayanağı nedir? Aynen taksimin mümkün olup olmadığına karar verilirken hangi kriterler göz önünde bulundurulur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #214344

Mahkemenin ortaklığın giderilmesi davasında öncelikli olarak 'aynen taksim' imkanını araştırmasının hukuki dayanağı, TMK m. 699/2'dir. Bu fıkraya göre, 'Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir.' Kanun, malın satılarak paydaşların mülkiyet hakkıyla bağının koparılmasını son çare olarak görmekte ve mümkünse malın fiziken bölünerek paydaşlara verilmesini (aynen taksimi) öncelikli tutmaktadır. Mahkeme, aynen taksimin mümkün olup olmadığına karar verirken şu kriterleri resen araştırır: 1) Malın Niteliği: Taşınmazın yüzölçümü, üzerindeki yapıların durumu ve geometrik şekli bölünmeye elverişli midir? 2) Pay ve Paydaş Sayısı: Paydaş sayısı ve pay oranları, anlamlı ve kullanılabilir parseller oluşturmaya imkan veriyor mu? 3) Değer Kaybı: Aynen taksim, taşınmazda önemli ölçüde bir değer kaybına yol açacak mı? (TMK m. 699/3). Eğer değer kaybı olacaksa aynen taksim yapılamaz. 4) İmar Mevzuatı: En önemli kriterlerden biridir. İlgili belediyeden veya il özel idaresinden taşınmazın imar durumuna göre ifrazının (bölünmesinin) mümkün olup olmadığı sorulur. İmar mevzuatı asgari parsel büyüklükleri getirmişse ve taksim bu sınırlara aykırı olacaksa, aynen taksim mümkün değildir. Bu araştırmalar sonucunda aynen taksim mümkünse mahkeme bu yola karar verir; değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesine hükmeder.