İlamsız icra takibine itiraz usulünü açıklayınız. Borca kısmi itiraz ile borcun tamamına itiraz arasındaki fark nedir? Yetki itirazında bulunan bir borçlunun, yetkili icra dairesini gösterme zorunluluğunun hukuki dayanağı ve amacı nedir?
İlamsız icra takibinde, ödeme emrini tebliğ alan borçlu, tebliğden itibaren 7 gün içinde takibin yapıldığı icra dairesine yazılı veya sözlü olarak itiraz edebilir. İtiraz üzerine takip, herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın kendiliğinden durur (İİK m. 62, 66). Borcun tamamına itirazda borçlu, 'borca itiraz ediyorum' diyerek herhangi bir gerekçe göstermeden borcun tamamını reddedebilir. Borca kısmi itirazda ise borçlu, borcun sadece belirli bir miktarını kabul etmediğini beyan eder. Bu durumda, itiraz edilen kısım için takip dururken, itiraz edilmeyen kısım kesinleşir ve bu miktar üzerinden haciz işlemleri devam edebilir. Bu nedenle borçlunun, itiraz ettiği miktarı açıkça ve rakamsal olarak belirtmesi zorunludur. 'Borcum bu kadar değil' gibi muğlak ifadeler kısmi itiraz sayılmaz ve itiraz geçersiz kabul edilir. Yetki itirazında bulunan borçlunun, yetkili icra dairesini gösterme zorunluluğu İİK m. 50/2'den kaynaklanır. Bu kuralın amacı, alacaklının takibi doğru icra dairesinde yeniden başlatmasını kolaylaştırmak ve yetki itirazının davayı sürüncemede bırakma aracı olarak kullanılmasını önlemektir. Borçlu, yetki itirazında yetkili daireyi göstermezse veya yanlış gösterirse, yetki itirazı dikkate alınmaz. Borçlunun gösterdiği dairenin yetkili olup olmadığını mahkeme inceler.