5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 76. maddesi, hükümlülerin öğretimden yararlanma hakkını nasıl düzenlemektedir? Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler arasında öğretim hakkının kapsamı açısından ne gibi farklar bulunmaktadır? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/1292 K. sayılı kararı, açık cezaevindeki bir hükümlünün 'yüz yüze eğitim' hakkını nasıl yorumlamıştır?
5275 sayılı Kanun'un 76. maddesi (değişiklik öncesi ve sonrası haliyle), hükümlülerin rehabilitasyonu ve topluma yeniden kazandırılması amacıyla öğretimden yararlanma hakkını güvence altına alır. Kanun, açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler arasında bu hakkın kapsamı açısından bir ayrım yapmaktadır. Metinde atıf yapılan eski düzenlemeye göre; açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerindeki hükümlüler hem 'örgün' hem de 'yaygın' öğretimden yararlanabilirken, kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler kural olarak sadece 'yaygın' öğretimden (açık öğretim, uzaktan eğitim vb.) yararlanabilirdi. Yeni düzenlemede de bu ayrım korunmuş; kapalı cezaevindekilerin kurum içinde açılan örgün öğretime 'kurumsal kapasite ve imkanlar ölçüsünde' devam edebileceği belirtilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/1292 K. sayılı kararında, açık cezaevindeki bir hükümlünün Mesleki Açık Öğretim Lisesi'nin 'yüz yüze eğitim' gerektiren derslerine katılma talebinin reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay bu kararında; 5275 S.K. m.76'nın açık cezaevindeki hükümlülere 'örgün öğretim' hakkı tanıdığını, kanunda olmayan bir sınırlamanın yorum yoluyla getirilemeyeceğini, hükümlünün devam ettiği okulun yaygın öğretim kapsamında olsa bile yüz yüze eğitim gerektiren kısmının engellenemeyeceğini, bunun hükümlünün sosyalleşmesini teşvik etme amacına aykırı olacağını vurgulamıştır. Bu karar, öğretim hakkının geniş yorumlanması gerektiğini ve idarenin keyfi sınırlamalar getiremeyeceğini göstermesi açısından önemlidir.