TCK m. 213'te düzenlenen 'Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit' suçu ile TCK m. 106'da düzenlenen genel 'Tehdit' suçu arasındaki temel farklar nelerdir? Bir kişinin, bir grup hasmına yönelik olarak 'hepinizi öldüreceğiz' diye bağırması eylemi hangi suç kapsamında değerlendirilmelidir? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/16727 K. sayılı kararını dikkate alarak açıklayınız.
TCK m. 213 (Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit) ile TCK m. 106 (Tehdit) arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Suçun Mağduru: Tehdit suçunda (m. 106) mağdur, belirli bir veya birkaç kişidir. Halk arasında korku ve panik yaratma suçunda (m. 213) ise mağdur, belirli olmayan kişilerden oluşan bir kitledir (halktır). 2) Suçun Konusu: Her iki suçta da tehdit maddi unsurdur. Ancak m. 213'teki tehdidin 'hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından' olması gerekir ve 'alenen' yapılması şarttır. 3) Manevi Unsur: Tehdit suçu genel kastla işlenirken, m. 213'teki suçun 'halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla' yani özel bir saikle işlenmesi gerekir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/16727 K. sayılı kararında da bu ayrıma işaret edilmiştir. Karara konu olayda, sanığın kavga ettiği kişilere yönelik 'sizi öldüreceğiz' şeklindeki sözleri, belirli kişilere yönelik olduğu ve hedefin belli olması nedeniyle TCK m. 213'teki suçun unsurlarını oluşturmadığı, eylemin TCK m. 106 kapsamında birden fazla kişiye karşı işlenmiş tehdit suçu olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, tehdidin muhatabı belirli kişiler ise ve eylem genel kamu barışını bozmaktan ziyade bu kişileri korkutmaya yönelikse, TCK m. 106 uygulanır. Muhatap belirsiz bir kitle ve amaç kamu barışını bozmak ise TCK m. 213 uygulanır.