657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 41. maddesi, kamu kurumlarına memur alımında öğrenim şartı belirleme konusunda nasıl bir yetki tanımaktadır? Bir kurumun, genel idare hizmetleri sınıfındaki 'şef' veya 'sayman' kadrosuna atanacaklarda 'en az imam hatip lisesi mezunu olmak' şartı aramasının hukuka uygunluğunu, Danıştay Beşinci Dairesi E:1995/4153 sayılı kararını esas alarak değerlendiriniz.
657 sayılı DMK'nın 41. maddesi, genel olarak ortaokul mezunlarının memur olabileceğini belirtmekle birlikte, idarelere 'kuruluş kanunları veya bu kanun ve kuruluş kanunlarına dayanılarak çıkarılacak yönetmelikler ile işin gereğine göre daha yüksek öğrenim dereceleri veya muayyen fakülte, okul veya öğrenim dallarını' şart koşma konusunda takdir yetkisi tanımaktadır. Ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir; temel kriter 'işin gereği'dir. Danıştay Beşinci Dairesi'nin E:1995/4153, K:1997/863 sayılı kararında, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın şef ve sayman kadroları için 'en az imam hatip lisesi mezunu olmak' şartı getirmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kararın gerekçesi, DMK m. 41'deki 'işin gereği' ilkesidir. Danıştay, şeflik ve saymanlık gibi görevlerin genel idare hizmetleri sınıfına dahil olduğunu, bu görevlerin yürütülmesinde münhasıran dini bir eğitimin 'işin gereği' olmadığını belirtmiştir. Dini eğitimin, din hizmetleri sınıfındaki görevler için doğal bir şart olabileceği, ancak diğer hizmet sınıfları için aranmasının idarenin takdir yetkisini aşmak anlamına geleceği ve kanunun amacına aykırı olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla, idarelerin öğrenim şartı belirleme yetkisi, atanılacak kadronun nitelikleri ve görevin gerekleriyle doğrudan bağlantılı ve orantılı olmak zorundadır.