Eşlerden birinin, diğer eşin haberi olmaksızın telefonunu karıştırarak özel mesajlaşmalarını okuması eylemi, Türk Ceza Kanunu kapsamında hangi suçu/suçları oluşturabilir? Bu eylemin boşanma davasında delil elde etme amacıyla yapılmasının cezai sorumluluk açısından bir farkı var mıdır?
Eşlerden birinin, diğer eşin telefonunu gizlice karıştırarak özel mesajlaşmalarını okuması, TCK'da düzenlenen birden fazla suçu oluşturabilir: 1) Haberleşmenin Gizliliğini İhlal (TCK m. 132): Kişiler arasındaki haberleşme içeriğinin (mesajlar, mailler vb.) hukuka aykırı olarak öğrenilmesi bu suçu oluşturur. Eşler arasında da olsa, bir eşin diğerinin özel haberleşmelerini rızası dışında okuması bu suçu teşkil eder. Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. 2) Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK m. 134): Telefon içeriğindeki fotoğraflar, notlar, sosyal medya yazışmaları gibi haberleşme niteliği taşımayan ancak özel hayat alanına giren verilerin incelenmesi bu suçu oluşturur. Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. 3) Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi (TCK m. 136): Telefon içeriğindeki veriler aynı zamanda kişisel veri niteliğindedir. Bu verilere hukuka aykırı şekilde erişmek bu suçu da oluşturabilir. Eylemin boşanma davasında delil elde etme amacıyla yapılması, suçun hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz ve cezai sorumluluğu etkilemez. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, hukuka aykırı yollarla delil elde etme amacı, işlenen suçu meşrulaştırmaz. Hatta bu şekilde elde edilen deliller, boşanma davasında 'hukuka aykırı delil' (HMK m. 189/2) kabul edilir ve hükme esas alınmaz. Dolayısıyla, bu eylem hem cezai sorumluluk doğurur hem de elde edilen delillerin medeni yargılamada kullanılmasına engel olur.